Yazar: Yeminli Mali Müşavir Cemil BAŞOĞLU

1. GİRİŞ :

Bilindiği üzere 4369 sayılı kanunla Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120nci ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 25inci maddelerinde yapılan değişiklikler sonucunda geçici vergi yeniden düzenlenmiş ve cari yılın üçer aylık dönemlerinin fiili sonuçlarına göre belirlenecek kazançlar üzerinden geçici vergi ödenmesi esası getirilmiştir. 27.12.1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 217 seri numaralı Gelir Vergisi genel tebliği ile geçici vergiye esas kazancın tespiti konusunda açıklamalar yapılmış ancak geçici vergi uygulamalarının yasal defterlere ne şekilde kaydedileceği hususunda somut açıklama yapılmamıştır. Geçici vergi muhasebesi ile ilgili olarak sadece tebliğin sonunda “Geçici Vergi beyannamesine eklenecek belgeler” başlığı altında; geçici vergi beyannamesine gelir tablosunun ekleneceği belirtildikten sonra “Söz konusu gelir tablosu, dönem sonu işlemler kayıtlarda gösterilmeksizin geçici vergi döneminin son günü itibariyle çıkarılacak mizandan hareketle düzenlenebilecektir. Bu durumda, dönem sonunda yapılması gereken işlemlere ilişkin olarak yasal defter kayıtları dışında yapılan hesaplamalar ve mizan, istenildiğinde ibraz edilmek üzere muhafaza edilecektir” açıklaması yapılmıştır.

Tebliğde “dönemsonu işlemi” nin ne anlama geldiği tam olarak açıklanmamış olmakla birlikte, bu kavram kanaatimizce hesap dönemi sonlarında dönem ticari karının tespitine yönelik olarak ötedenberi yapılmakta olan satılan malın maliyeti (bu meyanda sınai maliyetlerin hesaplanması) yeniden değerleme ve amortisman hesaplamaları, dövizli hesap değerlemeleri reeskont ve karşılıklar vb.gibi işlemleri kapsamaktadır. Bu itibarla tüm gelir ve gider hesaplarının dönem karı veya zararı hesabına devredilmek suretiyle kapatılması, geçici vergi dönemlerinde dönemsonu işlemi olarak görülmemelidir.

Alacak ve borç senetleri reeskontu, şüpheli alacak karşılığı, yeniden değerleme vbg. dönemsonu işlemlerinden bir kısmı ihtiyari, yani mükellefin tercihine bağlıdır. Ancak bazı dönemsonu işlemleri zorunlu olarak her geçici vergi dönemi sonunda yapılacaktır. Bu işlemlerden en önemli olanı, dönemsonu stoklarının doğru olarak tespiti ve buna bağlı olarak sınai maliyetlerin ve satılan malın maliyetinin hesaplanmasıdır. Geçici vergi beyannamesine eklenecek gelir tablosu, ister tümüyle defter kayıtlarından, ister defter kayıtlarına ilaveten bir takım hesaplama tabloları yardımıyla haricen  düzenlensin, satılan malın maliyetini tespit etmeden gelir tablosunun düzenlenmesi mümkün değildir. Bilindiği üzere dönem kazançlarının tespitinde mal mevcutlarını fiilen saymak, ölçmek veya tartmak gerekir. Bununla birlikte 217 seri numaralı Gelir Vergisi Kanunu genel tebliğinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120 nci maddesine atıf yapılarak, geçici vergi matrahının hesaplanmasında dönemsonu mal mevcutlarının kayıtlar üzerinden tespit edilmesine imkan tanınmıştır. Diğer taraftan tebliğde yer alan bir başka açıklamada ise, ister kaydi, ister fiili envanter sonucu tespit edilmiş olsun, dönemsonu mal mevcutlarının değeri, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan değerleme hükümlerine göre tespit edilecektir. Hal böyle olunca sınai işletmeler ister istemez sınai maliyet hesaplamalarını, başka bir ifade ile sınai maliyetlerle ilgili tüm tabloları, üç ayda bir yaparak üretilen malların maliyetini Vergi Usul Kanunu’na uygun bir şekilde hesaplayacaktır. Bunun yanında satılan ticari mal maliyetinin veya hizmet işletmelerinde satılan hizmet maliyetinin de hesaplanması zorunludur.

Ancak bu şekilde bu tablolara ilişkin muhasebe kayıtlarını yapanların envanterlerini kayden, yapmayanların ise fiili sayım sonucu doğru olarak tespiti mümkün olabilir.

2. 217 SERİ NOLU GELİR VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİNDE YER ALAN DÖNEM SONU İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR :

Öncelikle belirtmek gerekirse geçici verginin düzenlendiği Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120 nci maddesinde, geçici vergi dönemlerine ilişkin kazanç tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari veya mesleki kazanç tespiti ile ilgili, Vergi Usul Kanunu’nun da değerlemelerle ilgili hükümlerine uyulması gerektiği belirtilmiştir. Diğer taraftan Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 25 inci maddesinde de kurumlarda geçici vergi ile ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120 nci maddesine atıf yapılmıştır. 217 seri numaralı Gelir Vergisi Kanunu genel tebliğinde de bu doğrultuda açıklamalar yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeler ve tebliğ açıklamaları %10 marjla geçici vergi dönem kazançlarının aynen yıllık kazanç tespiti gibi doğru olması gerektiğini belirtmektedir.

Bunların dışında geçici vergi dönemsonu işlemleri ile ilgili 217 seri numaralı tebliğde yer alan açıklamalar aşağıda özetlenmiştir.

  1. Yabancı Dövizli Hesap Değerlemeleri :

Yabancı paraların ve yabancı para cinsinden olan borç ve alacakların değerlemesi zorunlu olup, değerlemede T.C.Merkez Bankası’nın geçici vergi döneminin kapandığı tarihteki döviz alış kuru kullanılacaktır.

  • Alacak ve Borç Senetleri Reeskontu :

İşletmeler dilerlerse alacak ve borç senetlerini Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak,  değerleme gününün kıymetine irca edebileceklerdir. Bu uygulama her dönem için ihtiyari olup, bir dönem yapılıp, diğer dönemlerde yapılmayabilecektir.

  • Stok Değerlemeleri :

Stok değerlemeleri (maliyet tespit yöntemi) yıllık olarak tespit edilecek ve hem geçici vergi dönemlerinde ve hem de yıl sonu uygulamalarında aynı yöntem kullanılacaktır. Örneğin, LIFO yöntemi seçilmişse tüm geçici vergi dönemlerinde ve yıllık kazancın tespitinde bu yöntem kullanılacaktır.

  • Şüpheli Alacak Karşılıkları :

Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılabilecek şüpheli alacak karşılığı, istenirse, içinde bulunulan hesap dönemini aşmamak üzere, herhangi bir geçici vergi döneminde ayrılabilecektir.

  • Yeniden Değerleme Uygulaması :

İşletmeler dilerlerse amortismanlarını yeniden değerlenmiş tutarlar üzerinden hesaplayabileceklerdir. Yeniden değerleme oranı Maliye Bakanlığınca her geçici vergi dönemi sonu itibariyle açıklanacak ve yeniden değerleme işlemlerinde bu oran kullanılacaktır. Yeniden değerleme işlemine ilk geçici vergi döneminde veya herhangi bir geçici vergi döneminde başlanabilecek, ancak bu tercih hesap dönemi sonuna kadar değiştirilmeyecektir.

  • Amortisman Uygulaması :

Geçici vergi dönemlerinin son günü itibariyle aktifte kayıtlı bulunan iktisadi kıymetler için amortisman yıllık olarak hesaplanacak ve bu tutarın hesaplamanın yapıldığı geçici vergi dönemine ilişkin kısmı dönem kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Örneğin, Mart sonu itibariyle aktife kayıtlı iktisadi kıymetlerin tamamı üzerinden amortisman yıllık hesaplanacak ve bu tutarın 3 aya isabet eden kısmı dikkate alınacaktır. Aynı şekilde Eylül sonu itibariyle aktife kayıtlı (Eylül ayında iktisap edilenler de dahil) iktisadi kıymetlerin tamamı üzerinden amortisman yıllık hesaplanacak ve bu tutarın 9 aya isabet eden kısmı dikkate alınacaktır.

İşletmelerin amortisman uygulamaları halinde, seçilen amortisman usulü, geçici vergi dönemlerinde ve yıl sonunda değiştirilemeyecektir.

  • Gayrimaddi Hak ve Özel Maliyet Bedellerinin İtfası :

Aktifleştirilen ilk tesis ve taazzuv giderleri, peştemallıklar ve özel maliyet bedellerinin itfasında, yıllık itfa bedelinden, ilgili geçici vergi dönemine isabet eden kısım dikkate alınacaktır.

  • Yenileme Fonu Uygulaması :

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satışından doğan karın Vergi Usul Kanunu’nun 328 inci maddesine göre dönem karına eklenmeyip, üç yıl süre ile yenileme fonunda tutulması uygulaması geçici vergi matrahının tespitinde de yapılabilecektir. Bu durumda yıl içinde yeni iktisadi kıymet iktisap edilmesi halinde yenileme fonunda tutulan kar, bu kıymete ilişkin olarak geçici vergi dönemlerinde, sözkonusu iktisadi kıymetlere ilişkin olarak ayrılacak amortismanlara mahsup edilecektir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, yıl sonlarında ticari karın tespiti için ötedenberi yapılmakta olan dönemsonu işlemleri, geçici vergi dönemleri sonunda da yapılacaktır. Ancak işletmeler düzenleyecekleri geçici vergi beyannamelerine, dönemsonu işlemlerine ilişkin muhasebe kayıtlarını da yaparak hazırlayacakları gelir tablosunu veya dönemsonu işlemlerini yasal defter kayıtlarına intikal ettirmeden haricen hazırlayacakları gelir tablosunu ekleyebileceklerdir. Dönemsonu işlemleri yukarıda belirtilen şekilde yapıldıktan sonra bu işlemlerin muhasebe kayıtları kanaatimizce işletmeler için fazla külfetli olmayacaktır. Ayrıca gelir tablosu haricen düzenlendiğinde, dönemsonu işlemlerini gösteren çalışma kağıtları istenildiğinde ibraz edilmek üzere muhafaza edileceğinden, bunların muhasebe fişi ekinde muhafaza edilmesi, inceleme elmanlarınca yapılacak denetimler sırasında hem işletmeye, hem de inceleme elemanına kolaylık sağlayacaktır. Bu itibarla bizim önerimiz işletmelerin dönemsonu işlemleri ile ilgili muhasebe kayıtlarını yapmalarıdır. Dönemsonu işlemleri ile ilgili muhasebe kayıtlarını yapmak isteyen işletmelerin, yapacakları muhasebe kayıtları aşağıda örneklerle açıklanmıştır.

3. DÖNEMSONU İŞLEMLERİ İLE İLGİLİ MUHASEBE KAYIT ÖRNEKLERİ :

  1. Yeniden Değerleme ve Amortisman Hesaplamaları ve Amortismanların Gider Kaydı :

Yapılan yeniden değerleme sonucunda hesaplanacak amortisman tutarları karşılık hesabı yoluyla ilgili hesaplara intikal ettirilmeli, ancak yeniden değerleme işlemi muhasebeleştirilmemelidir. Zira yeniden değerlemenin muhasebeye kaydedilmesi iktisadi kıymetlerin, birikmiş amortismanların ve değer artış fonlarının yıl içinde izlenmesini zorlaştırır. Bu şekilde hesaplanan amortisman gideri toplamının 100.000.-TL olduğu ve gider yerleri dikkate alınarak fonksiyonel gider hesaplarına dağılımının da aşağıdaki gibi olduğu varsayılarak yapılacak muhasebe kaydı aşağıda gösterilmiştir.

                                 31/03/98

730-Genel Üretim Giderleri                  80.000.-

740-Hizmet Üretim Mal.                                     5.000.-

750-Araştırma Geliştirme Gid.                2.000.-

760-Pazarlama Satış Dağ.Gid.                 3.000.-

770-Genel Yönetim Gid.                                   10.000.-

            373-Maliyet Giderleri Karş.                  100.000.-

                   (Amortisman Gider Karşılıkları)

       (Ocak-Mart dönemi amortisman kaydı)

                                         /

Ocak-Haziran dönemi için aynı şekilde yapılacak yeniden değerleme sonucunda hesaplanan amortisman tutarının 250.000.-TL olduğunu varsayalım. Bu tutar gider yerleri dikkate alınarak fonksiyonel gider hesaplarına dağıtılacak ve önceki dönemden farkları hesaplanarak, farklar ilgili hesaplara kaydedilecektir.

  Fonksiyonel Gider Hesapları  Ocak-Haziran Dönemi Amortismanları  Ocak-Mart Dönemi Amortismanları (-)    Fark
    
Genel Üretim Gid.175.000.-80.000.-95.000.-
Hizmet Üretim Gid.13.000.-5.000.-8.000.-
Ar-Ge Gid.15.000.-2.000.-13.000.-
Paz.Satış Dağ.Gid.15.000.-3.000.-12.000.-
Genel Yönetim Gid.32.000.-10.000.-22.000.-
TOPLAM250.000.-100.000.-150.000.-

                               30/06/98

730-Genel Üretim Giderleri                  95.000.-

740-Hizmet Üretim Mal.                                     8.000.-

750-Araştırma Geliştirme Gid.              13.000.-

760-Pazarlama Satış Dağ.Gid.               12.000.-

770-Genel Yönetim Gid.                                   22.000.-

            373-Maliyet Giderleri Karş.                  150.000.-

                   (Amortisman Gider Karşılıkları)

       (Ocak-Haziran dönemi amortisman kaydı)

                                      /

Ocak-Eylül döneminde de aynı işlem yapılacaktır. Ocak–Aralık dönemi için ilan edilecek olan yeniden değerleme oranı aynı zamanda yıllık yeniden değerleme oranı olacağından, bu orana göre ve Aralık ayı itibariyle yeniden değerlenmiş tutarlar üzerinden hesaplanan yıllık fiili amortisman tutarları ile Ocak- Eylül dönemi amortismanları arasındaki farklar yine yukarıda belirtildiği üzere “373-Maliyet Giderleri Karşılığı” hesabının alacağı karşılığında, fonksiyonel gider hesaplarına borç kaydedilmelidir. Daha sonra “373-Maliyet Giderleri Karşılığı (Amortisman Gideri Karşılıkları)” hesabında biriken yıllık amortisman tutarı:

                               31/12/98

373-Maliyet Giderleri Karş.                 

       (Amortisman Gider Karşılıkları)

            257-Birikmiş Amortismanlar

                                      /

yevmiye kaydı ile birikmiş amortisman hesabına aktarılmalıdır.

Yılın son döneminde yapılan yeniden değerlemeye göre iktisadi kıymetlerde ve birikmiş amortismanlarda meydana gelen değer artışları ile hesaplanan değer artış fonuna ilişkin muhasebe kaydı yıl sonunda yapılmalıdır.

  • Diğer Maliyet Gider Karşılıkları :

Yukarıdaki bölümde sadece amortisman giderlerinin maliyet ve gider hesaplarına karşılık yoluyla intikal ettirilmesi örneklenmiştir. Eğer şirketin gerçekleşmiş ancak tahakkuku yapılmamış ücret, finansman gideri, su, elektrik, gibi giderleri varsa, bu giderlerin de “373-Maliyet Gider Karşılığı Hesabı” kullanılmak suretiyle, 720, 730, 740, 750, 760, 770 ve 780 gibi fonksiyonel gider hesaplarına intikal ettirilmesi gerekir.

  • Kıdem Tazminatı Hesaplamaları ve Kıdem Tazminatının Gider Kaydı :

Bilindiği üzere muhasebe standartlarının ilan edilmemiş olması nedeniyle kıdem tazminatı karşılığı ayrılması zorunlu değildir. Bu itibarla orta ve küçük işletmelerin birçoğunda kıdem tazminatı hesaplanmamaktadır. Ancak SPK’ya tabi işletmelerde kıdem tazminatı karşılığının ayrılması zorunludur. Bunun yanında yönetimi bilgilendirmek üzere “Bütçe-Faaliyet Raporu” sistemi uygulayan işletmeler de kıdem tazminatı karşılığı ayırmaktadır. Kıdem tazminatı karşılığı ayırmak isteyen işletmeler için kıdem tazminatı hesabı ve muhasebesi aşağıda gösterilmiştir.

31.03.1999 itibariyle tüm çalışanların hesaplanan kıdem tazminatları toplamı (toplam kıdem tazminatı yükü)31.12.1998 itibariyle işletmede mevcut olan çalışanlara ilişkin hesaplanan toplam kıdem tazminatı yükü                  250.000.-TL          (225.000.-TL)  
Ocak-Mart 1999 döneminde hesaplanan ilave kıdem tazminatı          25.000.-TL

                               31/03/99

720-740-750-760 ve 770

Hesaplar (Toplam)                                25.000.-

            472-Kıdem Tazminatı Karş.                  25.000.-

                                      /

Fiilen ödenmeyen kıdem tazminatının vergi matrahının tespitinde indirimi mümkün olmadığından, ayrılan karşılık tutarının beyanname üzerinde ticari kara eklenmesi gereklidir.

Sonraki dönemlerde de aynı işlem tekrarlanmalı ancak, 31.12.1999 itibariyle hesaplanan toplam kıdem tazminatı tutarı 472 hesaptaki alacak bakiyesine eşit olmalıdır.

  • Şüpheli Alacaklar Karşılığı :

Mart sonu itibariyle şüpheli alacaklara ilişkin olarak ayrılması gereken karşılık tutarının 100.000.-TL olduğunu varsayalım. Buna ilişkin muhasebe kaydı;

                               31/03/99

654-Karşılık Giderleri                           100.000.-

            129-Şüpheli Ticari Alacaklar Karş.                    100.000.-

                    (veya 139,229,239 Hesaplar)

                                      /

şeklinde yapılacaktır. Sonraki dönemde yani 30.06.1999 tarihinde yine ayrılması gereken Nisan-Haziran dönemi karşılık tutarı tespit edilecek aynı muhasebe kaydı hesaplanan bu tutara ilişkin olarak yapılacaktır. Sonraki dönemlerde de aynı işlem tekrarlanacaktır.

  • Alacak ve Borç Senetleri Reeskontu :

Mart sonu itibariyle hesaplanan alacak senetleri reeskont tutarının 100.000.-TL olduğunu varsayalım. Buna ilişkin muhasebe kaydı;

                               31/03/99

657-Reeskont Faiz Giderleri                  100.000.-

            122-Alacak Senetleri Reeskontu            100.000.-

                                      /

şeklinde yapılacaktır. Bu kayıt 1 Nisan 1999’da iptal edilmeli ve 30.06.1999 itibariyle yeniden hesaplanacak reeskont tutarına ilişkin olarak aynı kayıt tekrarlanmalıdır. Böylelikle her döneme ilişkin alacak senetleri reeskont tutarı, o dönemin gelir tablosuna intikal etmiş olacaktır.

Borç senetleri için hesaplanan reeskont tutarları “322” ve”647” hesaplar kullanılmak suretiyle aynen alacak senetleri reeskontunda olduğu şekilde kayda alınmalıdır.

  • Hazine Bonosu, Devlet Tahvili KOI Senetlerine İlişkin Gelir Tahakkukları :

Bu iç borçlanma senetleri bilanço gününde borsa rayici ile değerleneceği için, bu senetlere ilişkin olarak 31.03.1999 itibariyle hesaplanan faiz ve gelirler (dövizli ise kur farkları da dahil) tahakkuk yoluyla kayda alınmalıdır. İşletmenin 31.03.1999 itibariyle portföyünde bulunan Hazine Bonolarının bu tarih itibariyle hesaplanan tahakkuk etmiş gelirlerinin 100.000.-TL olduğunu varsayalım. Buna ilişkin tahakkuk kaydı şöyledir;

                             31/03/99

112-Kamu Kesimi Tahvil

        Senet ve Bonoları              100.000.-

642-Faiz Gelirleri                          100.000.-

                                      /

Her üç aylık dönem sonunda portföyde mevcut iç borçlanma senetlerinin dönem sonu itibariyle hesaplanacak faiz ve gelirleri yukarıdaki muhasebe kaydıyla faiz gelirlerine intikal ettirilerek, yıl sonunda, yıllık tutara ulaşılmış olunacaktır.

  • Gelecek Aylara Ait Giderler :

Bilindiği üzere peşin ödenen ancak gelecek aylarda ilgili gider ve maliyet hesaplarına borç kaydedilecek kira, sigorta gibi giderlerin “180-Gelecek Aylara Ait Giderler” hesabına borç kaydedilerek gelecek aylarda bu hesaba alacak verilmek suretiyle ilgili gider hesaplarına aktarılmaları gerekir. Ancak orta ve küçük çaplı işletmelerde genellikle peşin ödenen giderler yıl bazında ayrılmakta “180” hesap kullanılmadan içinde bulunulan yıla ilişkin gider kısmı ilgili gider hesabının borcuna, gelecek yıla ilişkin gider kısmı ise “280-Gelecek Yıllara Ait Giderler” hesabının borcuna kaydedilmektedir. Oysa üçer aylık dönemlere ilişkin ticari karların tespitinde her döneme ilişkin gider kısmı ayrılmalıdır.

Örneğin, işletmenin “01.02.1999-31.12.2000” dönemi için ödediği taşıt aracı sigortası prim tutarı toplam 1.200.000.-TL ise, her ay gider kaydedilmesi gereken sigorta primi tutarı 100.000.-TL olmaktadır. Bu gider tutarının muhasebe kaydı şöyledir;

                             01/02/99

730-740-750-760-770-

(Şubat Ayı Sigorta Gideri)                     100.000.-

180-Gelecek Ay.Ait.Gid.                      1.000.000.-

(Mart-Aralık ayları sigorta gid.)

280-Gelecek Yıl.Ait Gid.                         100.000.-

(Ocak 2000 ayı sigorta gid.)

100-102-320-                                1.200.000.-

                                      /

Her ayın başında (veya sonunda)

                             01/03/99

730-740-750-760-770-  100.000.-

180-Gelecek Ay.Ait.Gid.               100.000.-

  (Mart ayı sigorta primi)

                                      /

şeklindeki bir kayıtla peşin ödenen sigorta gideri, ilgili geçici vergi dönemi giderlerine intikal ettirilmelidir.

  • Kur Değerlemeleri :

Döviz cinsinden izlenen hesaplar (efektif kasası, döviz cinsinden banka mevduatları, yurt dışı alıcılar, döviz cinsinden borçlar, yurtdışı satıcılar v.s.) her üç aylık dönem sonunda değerlenmelidir. Örneğin; yurtdışı alıcılar hesabının 31.03.1999 tarihli defter-i kebir hesap bakiyesinin aşağıdaki gibi olduğunu ve 31.03.1999 itibariyle 1$=400.000.-TL olduğunu varsayalım.

       120-Alıcılar (Yurtdışı)

 

15.02.1999  15.000$     5.175.000.000.-

Bu durumda 31.03.1999 itibariyle kur farkı 825.000.000.-TL’dir. Bu kur farkı aşağıdaki şekilde kayda alınmalıdır.

                             31/03/99

120-Alıcılar (Yurtdışı)  825.000.000.-

601 veya 646-                               825.000.000.-

                                      /

Bu değerleme işlemleri her dövizli hesap için ve ayrıca her üç aylık dönem sonlarında yapılmalıdır.

  1. Yenileme Fonu :

İşletmenin Şubat ayında amortismana tabi iktisadi kıymet satışından 100.000.-TL kar sağladığını, bu tutarı yenileme fonuna aktararak “549-Özel Fonlar” hesabına alacak kaydettiğini ve Mayıs ayında 750.000.-TL’ye aynı iktisadi kıymeti yenilediğini varsayalım (Amortisman oranı %20’dir).

Yeni alınan iktisadi kıymetin yıllık amortismanı 150.000.-TL olup, yıllık amortisman tutarının Ocak-Haziran dönemine ilişkin kısmı 75.000.-TL olmaktadır. Ocak-Haziran dönemi ile ilgili olarak, yazımızın 3-a bölümünde belirtilen amortisman gider kaydı yapılırken “373-Maliyet Giderleri Karşılığı” hesabının alacağı karşılığında fonksiyonel gider hesapları yerine, yenileme fonunun izlendiği “549-Özel Fonlar” hesabına borç kaydedilecektir.

                             30/06/99

549-Özel Fonlar                                   75.000.-

373-Maliyet Giderleri Karş.                       75.000.-

                                      /

Aynı iktisadi kıymetin Ocak-Eylül dönemi amortisman tutarı 112.500.-TL olup, bu tutardan daha önce yenileme fonuna mahsup edilen Ocak-Haziran dönemi amortismanı indirildikten sonra, Haziran-Eylül dönemi amortismanı olarak 37.500.-TL kalmaktadır. Diğer taraftan indirilemeyen yenileme fonu da 25.000.-TL olup, buna mahsup edilecektir. Buna ilişkin muhasebe kaydı şöyledir;

                             31/03/99

549-Özel Fonlar                                   25.000.-

       (100.000 – 75.000)

730-770-Fonksiyonel Gid.Hs.   12.500.-

373-Maliyet Giderleri Karş.                       37.500.-

                                      /

  • GEÇİCİ VERGİ DÖNEMLERİ İLE İLGİLİ TİCARİ KARIN TESBİTİ :

Buraya kadar yaptığımız açıklamalar esasen her işletmenin yıl içinde ve yıl sonunda yapması gereken işlemlerin kısaca özeti ve tekrar hatırlatılmasıdır. Aşağıda, bu işlemler sonucunda geçici vergi dönemleri ticari karlarının tespiti ile ilgili açıklamalar yer almaktadır.

  1. Dönem Sonlarında Herhangi Bir Muhasebe Kaydına Gerek Olmadan Doğrudan Gelir Tablosuna Aktarılacak Gelir ve Gider Hesapları :

Bilindiği üzere gelir tablosu tekdüzen hesap planında, “6” nolu hesap sınıfında yer alan hesaplardan oluşmaktadır. Muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine göre “6” nolu hesap sınıfında yer alan hesap grupları şöyledir;

60 – Brüt Satışlar

61 – Satış İndirimleri (-)

62 – Satışların Maliyeti (-)

63 – Faaliyet Giderleri (-)

64 – Diğer Faaliyetlerden Olağan Gelir ve Karlar

65 – Diğer Faaliyetlerden Olağan Gider ve Zararlar (-)

66 – Finansman Giderleri (-)

67 – Olağandışı Gelir ve Karlar

68 – Olağandışı Gider ve Zararlar (-)

bu hesap gruplarında yer alan Defter-i Kebir hesaplarının bir kısmı yıl içinde devamlı çalışan hesaplar, bir kısmı da dönem sonu işlemlerinin muhasebe kaydı yapıldığı sırada çalışan hesaplardır.

Örneğin, “60” hesap grubundaki yurtiçi ve yurtdışı satışlar ile diğer gelirler hesapları, “64” hesap grubundaki temettü, faiz ve komisyon gelirleri, menkul kıymet satış karları ve kambiyo gelirleri gibi, diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlara ilişkin hesaplar, “67” hesap grubundaki olağandışı gelir ve karlara ilişkin hesaplar, hesap dönemi içinde yapılan satışlara ve sağlanan gelirlere bağlı olarak sürekli alacaklandırılırlar.

Diğer taraftan satış iskonto ve indirimleri ve diğer faaliyetlerden olağan ve olağandışı gider ve zararlar doğduğu anda, bunlara ilişkin Defter-i Kebir hesapları (61, 65 ve 68 numaralı hesap gruplarında yer alan hesaplar) doğrudan borçlandırılır.

Dolayısıyla geçici vergi beyannamesine eklenecek gelir tablosu düzenlenirken yukarıda açıklanan hesaplarla (60, 64, 67, 61, 65 ve 68 nolu hesap grupları) ilgili olarak üçer aylık dönem sonlarında sadece reeskont, kur değerlemeleri ve şüpheli alacak karşılığı gibi dönem sonlarında yapılacak tespit ve hesaplamalara bağlı olan işlemlerin  kaydı yapılacak, bu hesaplarla ilgili olarak bunların dışında herhangi bir muhasebe kaydı yapılmayacaktır. Başka bir ifade ile bu hesaplar dönem içinde işlem sırasında kullanılan hesaplar olduğundan üçer aylık dönem sonlarındaki bakiyeleri doğrudan gelir tablosuna aktarılacaktır.

  • Dönem Sonlarında Yansıtma Hesapları Kullanılarak “6” Numaralı Hesap Sınıfına Aktarılacak Olan Satışların Maliyeti ile Faaliyet Giderleri ve Finansman Giderleri :

Maliyet hesaplarını gerek 7/A ve gerekse 7/B seçeneğinde kullanan üretim ve hizmet işletmeleri muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerinde yer alan açıklamalara göre ay veya yıl sonlarında mamül maliyetlerini hesaplayıp üretimi bitenleri “152-Mamüller” hesabına borç kaydetmektedirler. Dönem içinde satılan mamüller veya ticari mallar maliyet fiyatları üzerinden “152” veya “153” numaralı Defter-i Kebir hesapları alacaklandırılmak suretiyle “620” veya “621” numaralı hesaplara borç kaydedilir. Diğer satışlar da ilgili stok hesabının alacağı mukabilinde “623” hesaba borç kaydedilir.

Hizmet işletmelerinde üretilen hizmetler için yapılan giderler yapıldıkları anda ilk önce “740-Hizmet Üretim Maliyeti” hesabının borcuna kaydedilir. Dönem sonlarında, dönem içinde satılan hizmetlere ilişkin maliyetler “741-Hizmet Üretim Maliyeti Yansıtma Hesabı” alacaklandırılmak suretiyle “622” nolu hesabın borcuna kaydedilir.

Diğer taraftan yine muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerindeki açıklamalara göre işletmeler faaliyet giderleri (araştırma, geliştirme, pazarlama, satış dağıtım ve genel yönetim giderleri) ile finansman giderlerini yaptıkları anda, öncelikle bu giderleri “7” nolu hesap sınıfındaki fonksiyonel gider hesaplarına (750, 760, 770 ve 780 nolu hesaplara) borç kaydederler (7/B seçeneğinde giderler cinslerine göre açılan 790-797 hesaplarda izlenmektedir).

Ay sonlarında veya yıl sonlarında bu hesapların borç bakiyeleri, bu hesaplar kapatılmadan, 751, 761, 771 ve 781 numaralı yansıtma hesapları (7/B seçeneğinde 798 nolu yansıtma hesabı) alacaklandırılıp “63” nolu hesap grubundaki 630, 631 ve 632 numaralı faaliyet giderleri hesapları ile “66” nolu hesap grubundaki 660 ve 661 numaralı kısa ve uzun vadeli borçlanma giderleri hesapları borçlandırılır. Bu suretle faaliyet ve finansman giderleri gelir tablosu hesaplarına aktarılır.

Bu şekilde geçici vergi dönem karını oluşturacak tüm maliyet ve gider hesapları ile hasılat ve gelir hesapları “6” nolu hesap sınıfında, başka bir ifade ile gelir tablosu hesaplarında toplanmış olacaktır.

Mükellefler üçer aylık dönemler sonunda çıkarılan mizanlardan “6” nolu hesap sınıfında yer alan ve yukarıda belirtilen hesap gruplarındaki Defter-i Kebir hesaplarını muhasebede kapatmayacaklar, bu hesapların mizan bakiyelerini gelir tablosuna aktararak, gelir tablosunu haricen düzenleyeceklerdir. Böylece gelir tablosunu oluşturan hesapların bakiyeleri, her üç aylık dönem sonunda yasal defter kayıtlarından izlenebilecek, ancak hesaplar kapatılmadığı için bakiyeler sonraki döneme devredecek ve gelir ve gider hesaplarının yıllık bütünlükleri bozulmamış olacaktır.

5. GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİ TİCARİ KARININ ve GEÇİCİ VERGİ’NİN MUHASEBE KAYDI:

  1. Geçici Vergi Dönemleri İtibariyle Dönem Ticari Karlarının Muhasebe Kaydı :

Bu şekilde bir hesaplama ile işletmenin tespit edilen Ocak-Mart dönemi ticari kazancının 1.000.000.-TL olduğunu, Geçici Vergi Beyannamesi düzenlendikten sonra (ticari kazanca yapılan ilaveler ve indirimlerden sonra) hesaplanan Geçici Vergi matrahının 1.120.000.-TL ve dolayısıyla Geçici Vergi’nin de 280.000.-TL olduğunu varsayalım. Gelir tablosu hesapları yevmiye maddesi ile kapatılmayarak, sadece hesaplanan dönem karı için geçici hesaplar açılmak suretiyle dönem karı ve vergi karşılığı aşağıdaki muhasebe kaydı ile kayıtlara intikal ettirilebilir.

                             31/03/99

699-01-Ocak-Mart Dönemi

             Karı Karşılığı               1.000.000.-

599-01-Ocak Mart Dönemi

 Net Karı                           720.000.-

378-01-Ocak-Mart Dönemi

             Vergi Karşılığı                   280.000.-

                                      /

Yukarıdaki yevmiye maddesinde açılması öngörülen hesaplar, “6” nolu hesap sınıfında yer alan hesaplardan haricen tespit edilecek ilk üç aylık dönem karının geçici olarak kayıtlarda gösterilmesi içindir.

(Tabiatıyla yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde sistemleri dönem kazancının belirlenmesine müsait olmayan işletmeler aynı mantık içinde aynı sonucu verecek şekilde dönem kazançlarını hesaplayabilirler.)

Sonraki dönemin başında yani 01.04.1999 tarihinde aşağıdaki muhasebe kaydı ile Ocak-Mart dönemi karının kayda alındığı hesaplar ters kayıtla kapatılmalıdır.

                             01/04/99

599-01-Ocak-Mart Dönemi

Net Karı                                   720.000.-

378-01-Ocak-Mart Dönemi

     vergi karşılığı                280.000.-

699-01-Ocak-Mart Dönemi

             Karı Karşılığı                    1.000.000.-

                                      /

Ocak-Haziran ve takip eden dönemlerde de aynı işlemler yapılmak suretiyle her üç aylık dönemin karını ayrı muavinlerde izlemek mümkün olacaktır.

b) Geçici Vergi Tutarlarının Tahakkuk ve Ödeme Kayıtları :

Bu kayıttan sonra Geçici Vergi Beyannamesine göre hesaplanan Geçici Vergi tutarının ödenecek bir vergi borcu olarak kayıtlara intikali ve ödemesi ne ilişkin olarak aşağıdaki yevmiye maddeleri yapılmalıdır.

Geçici Vergi’nin Tahakkuk Kaydı

                                31/03/99

193-01-Peşin Ödenen V.ve Fon.            280.000.-

(Ocak-Mart dönemi Geçici V.) 

360-Ödenecek V.ve Fon.                           280.000.-

  (Ocak-Mart dönemi Geçici V.)

                                      /

Geçici Vergi’nin Ödeme Kaydı

                                 31/03/99

360- Ödenecek V.ve Fon.                                  280.000.-

100-102-Kasa veya Banka                          280.000.-

                                      /

Bir sonraki geçici vergi döneminde örneğin, 30.06.1999 itibariyle Ocak-Haziran dönemi hesaplanan geçici vergi tutarının 700.000.-TL olduğunu varsayalım. Buna göre 30.06.1999 tarihinde, Ocak-Haziran dönemi geçici vergi tutarının tahakkuk kaydı aşağıdaki gibi olacaktır.

                                 30/06/99

193.02- Peşin Ödeden V.ve Fon.            700.000.-

       (Ocak-Haziran dönemi geçici vergisi)

193.01-Peşin Ödenen V.ve Fon.                 280.000.-

      (Ocak-Mart dönemi geçici vergisi)

360- Ödenecek Vergi ve Fonlar                  420.000.-

      (Nisan-Haziran dönemi geçici vergi farkı)

                                      /

Ocak-Eylül ve Ocak-Aralık dönemlerinde de yukarıdaki kayıt yapılarak geçici vergi tutarlarının dönemler itibariyle izlenmesi sağlanmış olacaktır.